BANTLAMA

BANTLAMA

“Bantlama bir tedavi yöntemi olarak, yıllardır fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarında tercih edilmiştir. Özellikle sporcu sağlığı ve koruyucu yaklaşımlar alanında bilinen bu tedavi şekli pek çok farklı malzeme ile uygulanır hale gelmiştir. Kinesiotaping bantlama yöntemlerinden biri olmakla beraber, bu yöntemde benzerlerinden farklı olarak esnek ve uzun süre cilt üzerinde kalabilen akrilik materyalden özel bantlar kullanılmakta ve bu bantlar özel tekniklerle, farklı amaçlar doğrultusunda uygulanmaktadırlar.” Kinesiotaping yönteminde kullanılan bantların özellikleri nelerdir?     Bu bant, oldukça ince ve hassas dokunmuş pamuklu bir malzemeden imal edilmiştir. Yapışkan yüzeyde bulunan özel hava kanalları sayesinde çok hızlı şekilde kuruduğundan, ıslanma ve terleme durumunda dahi cilt üzerinde kalabilmektedir. Bant akrilik özelliğinden dolayı cilt üzerine yapıştırılmış halde iken duş almak yâda uygulama bölgesini yıkayabilmek mümkündür. Kinesiotape uygulamanın yapıldığı cildin yapısı ve ortam koşullarına bağlı olmak üzere uygulama bölgesinde  çıkmaksızın 4 ila 7 gün (ortalama 5 gün) kalabilmektedir. Bandın en önemli özelliklerinden biri de cildin esneme kapasitesine uyumlu oluşudur, bu özellik sayesinde, bant hareket halinde iken ciltte oluşan gerilme ve gevşemelere uyum sağlayabilmektedir. Bu iş için geliştirilen bantların yapısı ciltte alerji yaratabilecek lateks veya benzeri herhangi bir etken madde içermediği gibi gerekli hallerde birbiri üzerine katmanlar oluşturacak şekilde de uygulanabilmektedir.
Bu bantlama yönteminin etkileri nasıl oluşur? İnsan vücudu hareket etmek üzere tasarlanmıştır ve bu hareketin temel unsurları sinir sistemi ile kas-iskelet sistemidir. Kaslar, iskelet dokusuna yapışmış halde bulunur ve normal koşullarda kasılıp gevşeme yolu ile hareketi doğururlar. Eğer bir kas  çok uzun süre çalışmak durumunda kalır yada kapasitesinin üzerinde yüklenirse kas dokusunda küçük yada büyük boyutlarda yaralanmalar oluşur. Oluşan bu yaralanmaların neticesinde oluşan yangılı durum cilt ile kas dokusu arasındaki bölgede baskıya neden olur ve bu basınç lenfatik akıma engel oluşturur. Dokularda oluşan bu yangı deri altında yer alan ve ağrı duyusunu yaratan sinir uçlarını uyararak kişide “ağrı ve rahatsızlık hissi” uyandırır. Bu tip ağrılar kas ağrısı yada miyalji olarak adlandırılmaktadır. Kinesiotape  teorik olarak, cildi yukarı kaldırıp deri ile kasların arasındaki boşluğu arttırmakta ve bölgede yaralanma yada hastalık sonucu oluşan baskıyı hafifletmektedir. Yaralanma bölgesindeki baskının azalması bölgede ki kan dolaşımın artışı ile sonuçlanmaktadır. Azalan gerginlik ve hassasiyet neticesinde deri altında var olan ağrı alıcılarının uyarılmasını önlenmiş olur ve ağrısız hareket imkânı sağlanmış olur. Kinesiotaping Tekniğinin temel amacı ağrısız harekete  destek olmak ve bu yolla iyileşmeyi hızlandırmaktır.

Benzer konular